İki Yıldır Süren Bir Gerileme
WIPO’nun Küresel İnovasyon Endeksi (KİE) bu yıl 19. kez yayımlandı. Türkiye, 139 ekonomi arasında 45. sırada. 2024’te 37., 2025’te 43. olduğumuzu hatırlarsanız, iki yılda sekiz basamak kaybetmiş durumdayız. Raporun Türkiye için kurduğu cümle de oldukça net: “Türkiye has declined in the past two years.”
Gelir grubu tarafında da tablo benzer. 35 üst-orta gelirli ekonomi arasında geçen yıl koruduğumuz 3.lüğü bu yıl Tayland’a (44.) kaptırdık ve 4. sıraya indik. Grubun ilk iki sırası değişmedi: Çin genel sıralamada 10., Malezya 34. Genel sıralamaya bakacak olursak da zirvede sürpriz yok; İsviçre 16. kez üst üste birinci, onu İsveç ve ABD izliyor.
Her yıl bu yazıyı hazırlarken genel sıralamadan önce iki şeye bakıyoruz. Birincisi, sıralamanın ne kadar “kesin” olduğu. WIPO’nun duyarlılık analizine göre Türkiye’nin %90 güven aralığı 40 ile 47. sıra arasında konumlandığıdır. Yani 43. ile 45.lik arasındaki farkı tek başına bir kırılma gibi okumak doğru olmaz. Ancak üç yıl üst üste aynı yönde gelen bir istatistiği de göz ardı edemeyiz. İkincisi ve daha önemlisi, girdi ile çıktı arasındaki denge. Bu yıl Türkiye girdi alt endeksinde 51., çıktı alt endeksinde 39. sırada. Sorunun nerede olduğunu asıl bu iki rakam anlatıyor.

Türkiye Yine Girdiye Göre Çıktı da Daha Başarılı
Bildiğiniz gibi endeks, eşit ağırlıklı iki alt endeksin ortalaması alınarak hesaplanıyor. Girdi tarafında beş sütun (Kurumlar, Beşeri Sermaye ve Araştırma, Altyapı, Pazar Gelişmişliği, İş Gelişmişliği), çıktı tarafında iki sütun (Bilgi ve Teknoloji Çıktıları, Yaratıcı Çıktılar) var.

Türkiye yıllardır girdisine göre daha fazla çıktı üreten bir ülke. Rapor bu yıl da Türkiye’yi “eldekiyle daha fazlasını yapan” orta gelirli ekonomiler arasında sayıyor. Fakat bu avantaj eriyor. Çıktı sıralaması 2024’te 28. iken 2025’te 35.’liğe, bu yıl 39.’luğa geriledi. Girdi sıralaması ise 49 ile 52 arasında neredeyse yerinde saydı.

Sütun ve puan düzeyine inince ilginç bir tablo çıkıyor. Yedi alt endeksin beşinde (Kurumlar, Altyapı, Pazar Gelişmişliği, BT Çıktıları, Yaratıcı Çıktılar) puan olarak (puanlar 100 puan üzerinden hesaplanıyor) son 2-3 yılda ufak artışlar olsa da sıralamada geriye gidiyoruz. Bunun anlamı basit. Yerimizde saymasak da diğer ülkeler bizden hızlı koşuyor. İnovasyon yarışı göreli bir yarış ve endeks bunu her yıl yeniden hatırlatıyor.

Güçlü Yanlar: Tasarım, Marka ve Şirketlerdeki Araştırmacı
Rapor, orta gelirli ülkelerin yükseliş rotalarını karşılaştırırken Türkiye için tek bir cümle kuruyor: Hindistan dijital hizmetlerle, Vietnam ve Filipinler yüksek teknoloji imalatıyla, Türkiye ise endüstriyel tasarım ve markalaşmayla tırmanıyor. Bu tespit 2024 ve 2025 yazılarımda vurguladığımız örüntüyle birebir örtüşüyor.
- Maddi olmayan varlıklar: Endüstriyel tasarımda 6., marka başvurularında 7. sıradayız. Maddi olmayan varlıklar alt sütununda 12.’yiz. Ancak 2024’te 4., 2025’te 10. sıradaydık; yani en güçlü kalemimizde bile bir aşınma var.
- Şirketlerdeki araştırma yeteneği: Araştırmacıların işletmelerde istihdam edilme oranında 8. sıradayız (%66,3). İşletmelerin yürüttüğü Ar-Ge’de 27., finanse ettiği Ar-Ge’de 22. sıradayız. Rapor, işletmelerdeki araştırmacı ve işletme Ar-Ge’si göstergelerinde Türkiye’yi yüksek gelirli ülkelerin sınıfında konumluyor.
- Ar-Ge harcaması: GSYİH’ye oranı %1,4’ten %1,5’e çıktı, sıramız 31’den 29’a yükseldi. Rapor, Kuzey Afrika ve Batı Asya’nın küresel Ar-Ge payının artmasını Mısır ve İsrail’le birlikte Türkiye’deki yatırımlara bağlıyor.
- Üretim tabanı: Yerli sanayi çeşitliliğinde 5., iç pazar ölçeğinde 11., brüt sabit sermaye oluşumunda 16. sıradayız. Ticaret, çeşitlendirme ve pazar ölçeği alt sütununda 18.’yiz.
- İstanbul kümesi: Dünyanın en büyük 100 bilim ve teknoloji kümesi arasında İstanbul iki basamak yükselerek 56. oldu.
Bu yılın teması açısından en çok umut veren veri ise derin bilim girişimleri. Türkiye’deki derin bilim girişimi (start-up) sayısı 2020-2025 arasında %118 arttı. Bu oran, orta gelirli ekonomiler arasındaki en yüksek büyümeye işaret ediyor. küresel sıralamada da yalnızca Estonya, Lüksemburg ve Çin’in gerisindeyiz. Raporda iki Türk girişimin adı geçiyor. Yaşam bilimleri alanındaki MicroAlgaex, 250 milyon dolarlık değerlemesiyle Türkiye’nin en değerli derin bilim girişimi olarak anılıyor. Yarı iletken alanındaki Qubitrium ise orta gelirli ekonomilerde en çok derin bilim patentine sahip girişimleri listeleyen tabloda Türkiye’yi temsil ediyor.
Zayıf Yanlar: Kurumlar, Eğitim ve Bilginin Ekonomiye Dönüşmesi
Zayıf yanlarımız da büyük ölçüde tanıdık. Ama bu yıl bazı kalemlerde gerileme belirgin biçimde hızlanmış.
- Kurumlar (103.sıra): Endeksteki en zayıf sütunumuz. Puan 2024’teki dip seviyesinden (33,3) biraz toparlansa da sıramız 100’den 103’e geriledi. Hukukun üstünlüğünde 108., iş dünyası için politika istikrarında 109., işletmeler için operasyonel istikrarda 105. sıradayız. Düzenleyici ortam alt sütununda 94.’lükten 102.’liğe indik.
- Eğitim (77.sıra): Geçen yıl 65. olduğumuz eğitim alt sütununda 12, yükseköğretimde ise 16 basamak (42 → 58) birden kaybettik. Eğitim harcamalarının GSYİH’ye oranında 106., ortaöğretimde öğrenci başına kamu harcamasında 85. sıradayız. Okullaşmada (7.) ve yükseköğretime kayıt oranında (9.) dünyanın en iyileri arasındayız; ancak fen ve mühendislik mezunlarının payında 94. sıradayız. Derin bilim girişimciliğinin konuşulduğu bir yılda bu tablo üzerinde durulması gereken bir uyarı.
- Bilgi etkisi (53.sıra): Bilgi ve Teknoloji Çıktıları içinde en dikkat çekici kayıp burada. Geçen yıl 44. idik. İşgücü verimliliği artışında 66., unicorn değerlemesinin GSYİH’ye oranında 57. sıradayız. Bilginin yayılımı alt sütununda 71.’likten 63.’lüğe yükselsek de yüksek teknoloji ihracatının toplam ticaretteki payı %2,2 ile 58. sırada kalıyor.
- Girişimcilik iklimi: Bu yılın temasıyla doğrudan ilgili bir bulgu daha var. Rapor, “girişimcilik politikaları ve kültürü” göstergesinde Türkiye’yi orta gelirli ülkelerin medyanının altında gösteriyor. Risk sermayesi alan girişim sayısında 69., risk sermayesi yatırımcı sayısında 70. sıradayız. Geç aşama yatırımlarda ise 24. sıradayız; demek ki sermaye var, ancak erken aşamadaki boru hattı dar.
- Doğrudan yabancı yatırım: Net DYY girişlerinin GSYİH’ye oranında 105. sıradayız. Yeşil alan Ar-Ge yatırımlarındaki görece iyi tabloyu bu açıdan dengeleyen bir veri.
Bu maddeleri yan yana koyunca ortak payda kendiliğinden ortaya çıkıyor: Türkiye fikir üretiyor, tescil ettiriyor, üretiyor. Ama bu birikimi verimlilik, yüksek teknoloji ihracatı ve ölçeklenen şirketlere dönüştürecek kurumsal ve beşerî zemin zayıf kalıyor.
Peki Ne Yapmalı?
- Öngörülebilir inovasyon politikaları oluşturmalıyız: Politika istikrarında 109. sırada olan bir ülkede şirketlerin beş-on yıllık Ar-Ge projelerine kaynak ayırması zor. Artık orta-uzun vadeli hedef ve yatırımlar için gerekli zemin oluşturulmalı, güven tesis edilmeli.
- Tescilden ticarileştirmeye geçilmeli. Marka ve tasarımda dünyanın ilk 10’undayız, ama fikri mülkiyet gelirlerinde 56. sıradayız. Tescil sayısını değil, tescilin ürettiği değeri hedeflemeliyiz.
- Bilim-sanayi köprüsü güçlendirilmeli. Üniversite-sanayi Ar-Ge işbirliğinde 74., kamu araştırması-sanayi ortak yayınlarında 68. sıradayız. Derin bilim girişimlerindeki %118’lik artışın kalıcı olması, üniversite kökenli spin-off’ların ve fen-mühendislik insan kaynağının artırılmasına bağlı.
- Şirket içinde inovasyon yönetimi kurumsallaşmalı. İşletmelerin Ar-Ge’de üstlendiği rol güçlü. Bu kapasitenin verimliliğe ve yüksek teknoloji ihracatına dönüşmesi için sistematik inovasyon yönetimi, kurumsal girişimcilik ve açık inovasyon uygulamalarının yaygınlaşması gerekiyor. ISO 56001 gibi standartlar bu dönüşüm için iyi bir çerçeve sunuyor.
KİE 2026, Türkiye için bir alarm raporu değil, ama bir uyarı raporu. Tasarım ve marka gibi güçlü yanlarımız sürdürülüyor; derin bilim girişimleri ve Ar-Ge harcamaları umut veriyor. Ancak çıktı avantajımız iki yıldır eriyor ve kurumsal zemin bu erimeyi durdurmaya yetmiyor. Bakalım 2027 raporunda bu eğilimi tersine çevirebilmiş olacak mıyız?
Raporun tamamına erişmek için: https://www.wipo.int/web-publications/global-innovation-index-2026/assets/110523/2000-2026-en-global-innovation-index-2026-powering-entrepreneurs-at-the-frontier-of-science.pdf
2025 Blog yazısına erişmek için: https://www.acubukcu.com/1269-2/
2024 Blog yazına erişmek için: https://www.acubukcu.com/kuresel-inovasyon-endeksi-2024-verileri-turkiye-icin-ne-soyluyor/
2013-2023 verilerini kapsayan akademik çalışmaya ulaşmak için: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3725980